TÜRK SPOR KURUMU (1936-1938):ERKEN CUMHURİYET DÖNEMİNDE BİR MODERNLEŞME PROJESİ OLARAK KİTLE SPORU

Author :  

Year-Number: 2023-26
Yayımlanma Tarihi: 2024-01-06 16:52:20.0
Language : Türkçe
Konu : Spor Bilimleri
Number of pages: 79-94
Mendeley EndNote Alıntı Yap

Abstract

Cumhuriyetin kuruluş arifesinde teşkilatlanan Türkiye İdman Cemiyetleri İttifakı (1922-1936), çok sporlu bir organizasyon ve sivil bir yapı olarak, sporu kitlelere yaymakta yetersiz kalmıştır.  Otuzlu yıllarda gündeme gelen “devletçilik” paradigmasının bir yansıması olarak, sporun yönetimini de devlet partisine bağlı  “Türk Spor Kurumu” (1936-1938)  üstlenmiştir. Bu çalışmada Türk Spor Kurumu dönemindeki “kitle sporu” paradigması ve ideolojisi incelenmiştir. Kurumun yayın organı olan TSK dergisindeki yazılardan yola çıkarak kitle sporunun toplumsal işlevleri, ideolojik anlamları ve modernleşme sürecindeki rolü ele alınmıştır. Çalışmada işaret edildiği gibi, “Kitle Sporu” bu dönemde temel sorunsal olarak benimsenmiştir. Dergide yazı kaleme alan ve görüş belirten aydınların ve ideologların spor olgusunu bir ulusal dava ve mefkure düzeyinde ele aldığı görülmektedir. Resmi görüşü yayma göreviyle Halkevleri de, TSK ile organik işbirliği içinde modern sporların topluma yayılmasında önemli işleve sahiptir. Futbolun ötesinde; jimnastik, atletizm, yüzme, tenis, voleybol vs sporların her yaştan toplum kesitlerine tatbik ettirilmesi temel amaçtır. Kitlelerin spor dallarıyla aktif biçimde temas ettirilmesi,  modernleşme ve çağdaşlaşma sürecinin bir vasıtası olarak planlanmıştır. Sporun halka yaygınlaştırılmasıyla yeni bir kamusal alan kurgusu söz konusudur. Kadınların spora katılmasına özel bir önem atfedilmiş; siyasal hayatta ve diğer toplumsal alanlarda kadınlara verilen temsil imkanlarına paralel, kadın-spor ilişkisi güçlendirilmeye çalışılmıştır. Kadınlarda cinsiyete özgü özelliklerin, estetik ve güzellik gibi yönlerin spor yoluyla geliştirilmesi hedeflenmiştir. Sporu kitlelere yayma yoluyla geliştirilmek istenen “Fert yok, cemiyet var” düşüncesi kadınlar için de geçerlidir. Önemli olan, spor faaliyetleri kanalıyla sınıfsız, çatışmasız, kaynaşmış kitle inşasına ivme kazandırmaktır. Solidarist toplum tasavvurunda kitle sporu bir tutkal olarak görülmüştür. Spora ahlaki, kültürel ve ulusçu anlamlar yüklenmiştir. Son tahlilde yeni yurttaş kimliği inşasında, laik bir ulus ve modern toplum modeli yaratmada spordan yararlanıldığı göze çarpmaktadır.

 

Keywords

Abstract

The Alliance of Turkish Training Communities (1922-1936), which was organized on the eve of the Republic, as a multi-sport organization and a civil structure, was insufficient to spread sports to the masses. As a reflection of the “statism” paradigm that came to the fore in the thirties, the “Turkish Sports Institution” (1936-1938) affiliated with the state party took over the management of sports. In this study, the “mass sports” paradigm and ideology during the Turkish Sports Institution period were examined. Based on the articles in the TSI magazine, the publication of the Institution, the social functions, ideological meanings and the role of mass sports in the modernization process were discussed. As pointed out in the study, “Mass Sports” was adopted as the main problematic in this period. It is seen that the intellectuals and ideologues who write and express their opnions in the magazine deal with the sports phenomenon at the level of a national cause and ideal. With the task of disseminating the official opinion, Public Houses also have an important function in disseminating modern sports to society, in organic cooperation with the TSI. Beyond football; The main aim is to introduce sports such as gymnastics, athletics, swimming, tennis, volleyball, etc. to people of all ages. Actively bringing the masses into contact with sports was planned as a means of the modernization and modernization process. With the popularization of sports to the public, a new public space is created. Special importance was given to women’s participation in sports; in paralel with the representation opportunities given to women in political life and other social areas, efforts have been made to strengthen the relationship between women and sports. It is aimed to develop gender-specific characteristics, such as aesthetics and beauty aspects in women through sports. The idea of “There is no individual, there is society”, which is intended to be developed by spreading sports to the masses, is also valid for women. The important thing is to accelerate the construction of a classless, conflict-free, unified mass through sports activities. In the solidarist vision of society, mass sports were seen as a glue. Moral, cultural and national meanings have been attributed to sports. In the final analysis, it is noticeable that sports were used in the construction of a new citizen identity and in creating a secular nation and modern society model.

Keywords


                                                                                                                                                                                                        
  • Article Statistics