Bu çalışmanın amacı; aslında “insan nedir ve dünyanın merkezinde gerçekten insan mı olmalıdır?” sorusuna yanıt arayan, tarihsel çizelgede insana dair bir anlam yükleme çabası içerisinde olan kavramların, Hegel’in efendi-köle diyalektiğinden başlayarak posthümanizme ve transhümanizme doğru ilerleyişinin açıklanmasını kapsamaktadır. Metot olarak; literatür taraması yapılmış ve ele alınan kavramların tarihsel gelişimi incelenmiştir. Sonuç olarak; tüm kavramsal açıklamalara bakıldığında insanın evrimleşme süreci içerisinde olduğunu gözlemleyebiliriz. Buradan yapacağımız çıkarsamaya göre ise diyebiliriz ki; günümüz dünyasında dijitalleşme ve ardından yapay zekâ geliştirmeleri ile insan kendi sınırlarını aşmaya başlamıştır ve evrimleşme sürecinin fitili artık ateşlenmiştir.
The aim of this study is to explain the evolution of concepts that attempt to define humanity within a historical time line, starting from Hegel’s lord-bondsman dialectic and progressing towards posthumanism and transhumanism, essentially seeking an answer to the question, “What is humanity and should humanity truly be at the center of the world?” The method involves a literature review and an examination of the historical development of the concepts discussed. In conclusion, considering all conceptual explanations, we can observe that humanity is in a process of evolution. Based on this, we can conclude that in today’s world with digitalization and subsequent artificial intelligence developments, humanity has begun to transcend its limitations and the spark of the evalutionary process has now been ignited.